Kendiniz olun, diğer herkes çoktan kapıldı.
— Oscar Wilde.
Bu yeni blogumun ilk gönderisi. Bu bloga yeni başlıyorum. Yeni gönderiler için gözünüz açık olsun. Yeni güncellemeler yayınladığımda bilgilendirilmek için aşağıdan abone olun.
Kendiniz olun, diğer herkes çoktan kapıldı.
— Oscar Wilde.
Bu yeni blogumun ilk gönderisi. Bu bloga yeni başlıyorum. Yeni gönderiler için gözünüz açık olsun. Yeni güncellemeler yayınladığımda bilgilendirilmek için aşağıdan abone olun.
Genç ve aktif bedenlerdeki yaşlı ruhlar, yaşamaktan caymış umutsuzluk ruhlar, sahte gözlerin sunduğu kısa süreli dostluklar, emanet edilen güvenler; sonradan gelen güvensizlikler var. İlk adımı atmaktan yorulmuşum ayakları. Daima kahkaha atmaktan sıkılmış dudaklar, yapay aşklar, gerçek acılar. Sahte Dünyanın tek gerçeği acılar. Kalp kırıklıkları, bozguna uğratan aşklar ve parçalanmış aileler. Babasız büyüyen çocuklar, ölen çocukluklar. Yoklukla terbiye edilen insanlar var. Mutsuzlar. Hepsi mutsuz ve mutsuzluk her yerde. Yokluk ve fakirliğin yarattığı ucuz koku… Dayak yiyen çocuğun saldırganlığı ve kırılganlığı. Pembe tişörtünün içerisindeki küçük kızım. Gözündeki yaşa bakmadan satmaya çalışan omurgasızlar var. Önce onlara sonra bize en sonda pembeye lanet etti küçük kız. Ve paranın yarattığı huzursuzluk. Her gece yastığının altında dolarlar, yüzükler bir de pahalı bir gerdanlık var. Zenginler de mutsuzlar. Mutsuzluk herkeste ve herkes her yerde. Kanser gibi yayılan mutsuzluk. Kangren bir kalp var. Küçük kız, dayak yiyen oğlan, aşk acısı çeken gençler, omurgasızlar, babasız büyüyen o adamda var. Zenginler; korkaklar. Fakirler; tek kuruşları yok. Herkesin hikayesi farklı, herkesin yaşadığı ayrı acı. Her gün dökülen gözyaşları, ölen anneler var. Anneler ölürler. Mutsuzluk herkeste ve herkes her yerde. Kışın terlikle okula giden o çocukta. Kerpiç evlerde kitap okuyan bir hocada. Geceleri beli ağrıyan yorgun hamalda. Dünyanın öbür ucundaki aç çocukta, çocuğunu doyuramayan anada var… Kan ağlıyor yer ve gök. Çırpınıyor denizler. Fırtına kopuyor. Sallanıyor yer! Kan kırmızı her yer. Atmak istiyor dünya üzerindeki yükü. Temizlenmek istiyor kirden pastan. Çocuğuna dayak atan anayı, giden; terk eden babaları, pembe tişörtünün içerisindeki küçük kızı düşünüyor dünya. Fırtına şiddetleniyor, kıyamet kopuyor fakirlikte. Yüzbinlere satılan kolyeleri atıyor üzerinden dünya. Yıkıyor mutsuz evleri. Dünya durdu ve herkes her yerde. Mutsuzluk dışarıda kol geziyor. Yanlızlık ve yanılmışlık var her bir yerde. Kurtaramayacağını anlıyor dünya. Çabalamıyor, vazgeçiyor. Kötülük her yerde. Üzerinde ve üzerindekilerin içerisinde. Kalbinde mutsuzluk var. Tanrı bile yakarırken bu kötülüğe, bu mutsuzluğa. Tanrı bile korkarken, kaçarken köşe bucak bu kötülükten. Maskeleri bir kez olsun çıkaralım dünya. Maskeler çıksın en içimizdeki mutsuzluk görünsün her yerden. Mutsuzluk herkeste ve herkes her yerde. Tanrı yukarıda ve kötülük Dünya’da.

Bir erkekten kaçıp diğerine sığınılmaz. Birinin incitip kırdığı kalbi diğeri onarmaz. Birinin açtığı yarayı diğeri kapatmaz. Kimse merhemin olmaz senin. Gözyaşını senden başka kimse silmez. Canın yandığından yanında olmaz kimse. Sen kendi değerini bilmezsen onlar hiç bilirler mi kızım? Çok yıpratırlar seni. Sen gururunu konuşturmazsan onlarda seni konuşturmazlar. Ucuz bir vazo gibi köşeye atarlar seni. Kızdıkları zaman da parçalarlar. Parçalanacağın günü ne diye bekliyorsun kızım? Kendine güven çünkü kimse sana güvenmeyecek. Onlarsız da yaşayabileceğini göster herkese. Kendi gücünü, gururunu, değerini ispatla. Seni kullanmaya çalışanların karşısına çık ve varlığını kanıtla. Kimsenin hiçbir şeyine muhtaç kalma. Mahsun bir gülüşe sahte övgülere masum bakışlara kanma sakın. Zaman herkeze değişir, biliyorsun. Ama kalbin de inatla birine atıyorsa korkma, çünkü kalp sadece atmayı bilir; içeridekine çarpmayı. Aklının almadığını kalbin kabul edebilir. Kalbin sen istemesende mantığınla zıt düşebilir. Sakın kalbine kanma kızım! Ve yarının yoksa bile bugün çok çabala. Mutluluğa ulaşmanın tek yolu çabalamak çünkü. Kimsesiz de değerli olduğunu unutma. Kimse seni sevmese bile sen kendini sev kızım. Yolun sonuna geldiğinde yaşanmış iyi kötü bir sürü anıyla ayrıl. Bazı acıların yaşanması gerekir. Sana söylenen her şey doğruysa Tanrı’nın yanına tek gideceksin bu yüzden, kimseye bağlanma kızım. Umarım ki; hep yanında kalmayı başarırsın. Sana güveniyorum, bize güveniyorum kızım…